Şehrimize festival geldi! Pandemi, hastalıklar, ülkece yaşadığımız zorluklar derken eski güzel günlere döneceğimizi hissettirecek bir festivale, şenliğe her zamankinden daha fazla ihtiyacımız vardı. Kemerburgaz Kent Ormanı’nın huzurlu atmosferinde gerçekleşen Doğal Yaşam Festivali’ne sevgili Elif Candar Süt Ürünleri ve Ebruli Doğal Bakkal ekibinin daveti üzerine katıldım.
Kemerburgaz Kent Ormanı, İstanbulluların nefes alabileceği, türlü etkinliklerle yüzlerini doğaya dönebilecekleri kıymetli bir alan. Şehre uzaklığını ve ulaşım zorluğunu görmezden gelecek olursak festival için huzurlu ve güzel bir ortam seçildiğini söyleyebilirim.
Kıymetli Hocamız Dr. Ümit Aktaş’ın muhteşem bilgilerle dolu semineri festivalin en ilgi çekici etkinliğiydi. Pandemi sürecine Ümit Hoca’nın kitap lansmanıyla girmiştik, pandemi sonrası ilk doğal yaşam etkinliği de Ümit Hoca ile oldu. Pek uzun bir aranın ardından İlaçsız Yaşam semineri ile buluşmaksa hepimize çok iyi geldi.
Dr. Ümit Aktaş, “Memento mori” yani “Fani olduğunu hatırla” anlamına gelen Latince deyiş ile sunumuna başladı. Avrupa nüfusunun yarısından fazlasının ölümüne neden olan Veba salgından, Covid sürecinden, Türkiye’de Dünya ortalamasının iki katı diyabet görüldüğünden bahsetti. “Probiyotik yoksa sağlık yok, bağışıklık yok; covid var, hastalık var” sözleri ile probiyotiklerin önemini hatırlatırken, yokluğunda meydana gelebilen hastalıkları, genlerin kaderimiz olmadığını ve probiyotiklerin gen transferi yaptığını anlattı. Genetiğine müdahale edilmiş tarım ürünlerine değindikten sonra bu ürünlerin üzerine yapılmış detaylı çalışma bulunmadığını hatırlattı. Ki bu çok ilginç bir bilgiydi.

Ümit Hoca’nın ilaçsız yaşamın mümkün olduğundan bahsederken paylaştığı tavsiyeleri siz kıymetli okurlara iletmek isterim:
“Mutfakta yemek yapmaya başlayın, yerli tohumlu gıda bulmaya çalışın. Değişimin birden olması gerekmiyor. Adım adım ilerleyeceğiz. Önce gıdamıza sahip çıkacağız, mutfağımızı düzenleyeceğiz, soframızı temizleyeceğiz. Siz beslenmenizi düzenleyin, vücudunuz kendisini onarır. Geç kalmadınız, hadi adım atın”.
Dr. Ümit Aktaş, İlaçsız Yaşam konulu seminerini tüm zorlukların ve kötülüklerin içerisinde iyiliğin kazanacağının hatırlatarak sonlandırdı. Umut etmeyi sürdürmemizin hatırlatılmasına ihtiyacımız vardı.
Festivalin en güzel yanı: sağlıklı gıdalar üreten markalar ile buluşmak
Güzel enerjileri ile uzaktan bile fark edilen Ebruli Doğal Bakkal ekibinin standında birbirinden lezzetli ve sağlıklı glütensiz, rafine şekersiz, mayasız gıdalar göze ve mideye hitap ediyordu. Biz festival konuklarını lezzetli, sağlıklı gıdalarla buluşturmalarının yanı sıra Ümit Hoca’yı ağırlayıp sohbet etmemize ve bu vesileyle ruhumuzu da beslememize olanak tanıdılar. İmzalı kitaplarımızı alıp olabilecek en kıymetli hatıra ile festivalden ayrılmamızı sağladılar, kendi adıma çok teşekkür ederim. Unutmadan, Ebruli Doğal Bakkal’ın “Glütensiz beslenmek zor” diyenler için ekmeklerini karışım haline getirip satışa sunduğu bilgisini paylaşmak isterim.
Elif Candar Süt Ürünleri’nin şenlikli standında ise çok sevdiğim ve afiyetle tükettiğim şirden mayalı peynirin her çeşidi vardı. Lezzetli, sağlıklı peynirlerinin yanında kendi bahçelerinden topladıkları meyveler ile yaptıkları şekersiz reçeller ve soslar arzıendam ediyordu. Sevgili Elif ve ekibinin enerjisi her zaman olduğu gibi şahaneydi. Yeni ürünler içerisinde farklı aromalar ile zenginleştirdikleri göbek kaşarını görünce aklımdan yeni tarifler geçmedi desem yalan olur. En kısa zamanda yeni tarifler oluşturmak üzere peynir alışverişimi yaptım.
Glütensiz, rafine şekersiz ve mayasız beslenenler için birbirinden lezzetli ürünlerin satışa sunulduğu standları ziyaret etme fırsatı bulmak, üreticilerle buluşmak çok keyifliydi. Sevgili İpek Kuşçu’nun şifa ile dolu standına uğramadan edemedim. İpek Hanım’ın tonik ve kimchileri dillere destan biliyorsunuz. N2 Life Tonik almak da festivale kısmetmiş.

Kuruçeşme Çiftliği’nin rafine şekersiz&glütensiz ürünlerini de çok beğendim. Adana’da Toros eteklerine kurulan çiftlikte yetiştirilen yerli ırk Halep keçilerinden elde edilen sütten üretilen yoğurt, peynir üretimi desteklenmeli. Hurma/konsantre elma suyu ile tatlandırılan karamel, dondurma ve diğer tatlılardan da haberdar olmak güzeldi.
Elimde hurmayla tatlandırılmış dondurma ile standları gezerken glütensiz beslenmeye başladığım ilk yıllar ile içinde bulunduğum anı kıyaslamadan edemedim. Glüten ve rafine şekersiz dondurma bulmayı geçiyorum, acıkınca atıştırabileceğim çiğ kuruyemişe bile her yerde denk gelebilmek mümkün değildi. Tam da bu sebeple glütensiz beslenmek her gün biraz daha da kolaylaşıyor.
Bizleri kıymetli hocalarla ve üreticilerle buluşturan Doğal Yaşam Festivali, pandemi sonrası eski hayatımıza yeniden dönebileceğimizi hatırlattı. Kıymetli Ümit Aktaş Hoca’nın semineri sonlandırdığı sözlerle ben de yazımı sonlandırmak isterim. “İyilikleri çoğaltmak için bir arada olmalıyız. Umudumuzu kaybetmemeliyiz. Dünyanın biyolojisi, canlının biyolojisi her zaman iyiliğe evrilir. İyilik her zaman kazanır.“
*İyiliğin kazanması için çaba sarf eden Dr.Ümit Aktaş’ın Instagram hesabını takip etmeyi unutmayın.